SU KİRLİLİĞİ VE KALİTESİ İLE
İLGİLİ ÇALIŞMALAR
Gemlik Eğitim Araştırma
Sağlık Grup Başkanlığındaki köylerde içme suyunun durumu.
N. BİLGEL, H. AYTEKİN, Ö. GÜLESEN
Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı
Sağlık Dergisi 59(4-6):19-33, 1985.
Bu çalışmada Ağustos-Kasım 1984 tarihleri arasında
Gemlik Eğitim Araştırma Sağlık Grup Başkanlığı Bölgesindeki 28 köyden
toplam 259 su örneği alınmıştır. Alınan örneklerin % 32.1 i kaynak, %
15.4 ü depo, % 52. 5 i şebeke suyudur. Su örnekleri zar süzgeç yöntemi ile
ekilmiş ve fekal koliform bakteri yönünden incelenmiştir. Sayısı ne olursa
olsun, fekal koliform bakteri ihtiva eden sular kirli olarak kabul edilmiştir.
Alınan örneklerin % 54.4 ü kirli, % 41.7 si temiz, % 3.9 u şüpheli bulunmuştur.
Araştırma kapsamına alınan köylerin içme suyu durumları ayrı ayrı
incelenerek çözüm yolları önerilmiştir.
İzmit atık su arıtma
tesisleri.
V. PINARLI
Mühendislik Mimarlık Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü
T.C. Başbakanlık Çevre Genel Müdürlüğü ve Çukurova Üniversitesi Çevre
89 Beşinci Bilimsel ve Teknik Çevre Kongresi Kitabı. Adana, 1989:410- 418.
Bu makalede, İzmit körfezinde yapılan araştırmalar ve
İzmit (merkez) pissu arıtma tesisi hakkında bilgiler verilmiştir. İzmit körfezi
yoğun evsel ve endüstriyel kirleticilerin tehdidi altındadır. Yapılan araştırmalar
sonucunda körfezin doğu bölümünde dip sularda çözünmüş oksijenin
tamamen tüketildiği saptanmıştır. Ayrıca körfez sularının ekolojisi yönünden
körfeze azot ve fosfor deşarjlarının sınırlandırılması gerekmektedir.
Araştırma sonuçları göz önüne alınarak İzmit (merkez) evsel pissu arıtma
tesisi en az % 90 BOİ ve her
mevsimde en az % 40 azot giderimi sağlayacak şekilde projelendirilmiştir.
Seçilen arıtma sistemi ön arıtmayı müteakiben
denitrifikasyon havuzları ile uzatmalı havalandırma prensibi ile çalışan
havalandırma havuzları ve çamur arıtımından oluşmaktadır.
Türkiye'de çevre kirliliği problemleri yaygın nüfus
artışı ve endüstrideki hızlı gelişmenin sonucu olarak özellikle 1960 lı
yıllardan buyana artış göstermiştir. Büyük miktarlardaki evsel ve endüstriyel
kaynaklı atıklar genellikle herhangi bir ön arıtmaya dahi tabi tutulmaksızın
çevreye deşarj edilmektedir. Sonuç olarak Marmara denizinde ve özellikle İzmit
körfezindeki kirlilik yetkilileri çevre problemleri açısından acil
tedbirler almaya yöneltmiştir.
Pollution in Samsun
coast of Black Sea.
V. PINARLI, H.B. ÖZKOÇ, A.N. ONAR, H. BÜYÜKGÜNGÖR.
Mühendislik Mimarlık Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü
In Proceedings of the International Symposium on the Black Sea Ecological
Problems and Economical Prospects. Black Sea Foundation for Education, Culture
and Protection of Nature Publication. İstanbul, September 1991: 127- 137.
Samsun
is a province situated in the middle part of the Black Sea region. Two of the
major rivers of Turkey, the Kızılırmak, the longest river in the country. And
the Yeşilırmak flows through the borders of this province and finally reaches
the Black Sea. Estuaries of these rivers while advance into the sea with the
alluviums they carry from the Çarşamba and Bafra plains. Besides an intense
agricultural activity, the province is a rapidly developing industrial and
commercial center with its harbor and also by being a suitable site for
settlement along the narrow Black Sea coastal strip.
Besides
the problems of other coastal towns the town also encounters environmental
problems due to the rapid growth of the population, urbanization without
conforming to city plans, industrialization and intense agricultural activity
involving making use of fertilizers, insecticides and herbicides etc.
Samsun
is quite rich in surface water resources. There are a number of streams besides
the two rivers already mentioned in the area. Mert and Kürtün
Rivers to the west and east of the town center are important by the fact
that they carry the load of pollution to Black Sea from the town and the areas
in the vicinity. In this article some results of the pollution studies carried
out on these streams and as well as on the 45 km coastal strip between their
reaches to sea in 1990 and 1991 are presented. Also some information regarding
the sewerage project of Samsun is given.
Bursa yöresi tavuk
çiftliklerinin içme sularındaki nitrat düzeyleri.
O. YILMAZ, S. SONAL, S. CEYLAN
Veteriner Fakültesi
Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dergisi 12(3):20-25, 1993
Bu araştırmada Bursa yöresi tavuk çiftliklerinden alınan
içme suyu numunelerindeki nitrat miktarları belirlendi. İncelenen
numunelerdeki nitrat düzeylerinin 1.5- 129.5 ppm olduğu; numunelerin % 72.5
inde 50 ppm in altında bulunduğu saptandı.
Evaluation of heavy
metal contents and some inorganic pollutants in the south Marmara streams (I)
Turkey.
A. YILMAZ, U. ÖZER, T.TORUNOĞLU, S. AKSOY
Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü
34 th IUPAC Congress Abstracts, Beijing (China), August 15-20, 1993:231.
From
summer 1991 until spring 1993 water samples were taken from four stations that
were in Nilüfer, Simav and Kocasu streams at the south Marmara (Turkey). The
contents of Hg, Cd, Cr, Pb, Zn, PAH and other inorganic parameters like Cl
-, I -, SO42-, SO32-,
CN -, NH3 –N, NO3 –N,
NO2
– N and total organic nitrogen dissolved; oxygen O-PO4 has been
determined. The levels of heavy metals, which were determined by atomic
absorption spectrometry and other inorganic parameters, were correlated with the
different streams of Turkey. It was concluded that the dilution of Nilüfer
stream by joining up with Simav and Kocasu reduce the heavy metal
concentrations.
On dokuz Mayıs Üniversitesi
gölet suyu kalitesi ve su arıtma tesisinin verimliliğinin incelenmesi
Mühendislik Mimarlık Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü
On Dokuz Mayıs Üniversitesi Fen Dergisi 5(1):55-75, 1994.
Bu makalede On Dokuz Mayıs Üniversitesi içme ve
kullanma suyunun temin edildiği gölet suyunun kalitesinin belirlenmesi ve su
arıtma tesislerinin daha verimli bir şekilde işletilmesi ve bakımının
temini maksadıyla Aralık 1991- Ocak 1993 tarihleri arasında sürdürülen araştırmalar
özetle sunulmaktadır. Bu çalışmalar kapsamında gölet arıtma tesisi girişi,
durultucular ile kum filtreleri arası kanal ve arıtılmış sudan aylık
olarak alınan su örnekleri çeşitli fiziksel, kimyasal ve bakteriyolojik
parametreler yönünden analiz edilmişlerdir. Gölet suları Su Kirliliği
Kontrol Yönetmeliğindeki kıta içi su kaynaklarının kalite kriterleri, arıtılmış
sular ise Türk (TS266), Avrupa ve Dünya Sağlık Teşkilatı (WHO) içme suyu
standartları esas alınarak değerlendirilmiştir. Tesiste kullanılan koagülant
ve dezenfektan madde miktarlarını ham suyun özelliklerindeki değişmelere göre
tayininin sadece gözlemlere dayanılarak yapılması, ilave edilen kimyasal
maddelerin suya tam karışımının sağlanamaması, durutucularda bekletme sürelerinin
iyi ayarlanamaması ve kum filtrelerinin sık sık tıkanması gibi sorunlar başlıca
işletme problemleri olarak tespit edilmiştir. Giriş suyu kalitesindeki değişmelere
göre uygun koagülant madde dozajlarını belirlemek üzere jar testleri yapılmıştır.
Tesiste dezenfektan olarak kullanılan sodyum hipoklorit Amerikan Su İşleri
Birliği (AWWA) B 300-87 (evsel ve endüstriyel su arıtımı için kullanılan
hipokloritler) standartlarına göre sağlanması gereken fiziksel ve kimyasal
özellikler açısından test edilmiştir. Arıtma tesisinin daha iyi işletilmesi,
bakımının temini ve ayrıca gölet havzasında su kirlenmesi kontrolünü sağlamaya
yönelik tedbirler sunulmuştur.
Bursa yöresi tavuk
çiftliklerinin içme sularında arsenikle kirlenme düzeyleri.
S. SONAL, O. Yılmaz, S. CEYLAN
Veteriner Fakültesi
Uludağ Üniversitesi Veterinerlik Fak. Dergisi 14(1-2-3):97-102, 1995
Bursa yöresindeki tavuk çiftliklerinden alınan içme
sularının arsenikle kirlenme durumu araştırıldı. Arsenik düzeylerinin
0.200-77.600 ppb arasında olduğu saptandı. En düşük arsenik düzeyi, şehir
sınırları içinde kalan tavuk çiftliklerinden alınan numunelerde ölçüldü.
Evaluation of heavy
metals and some inorganic pollutants in the south Marmara streams Turkey.
A.
YILMAZ, U. ÖZER, T. TORUNOĞLU, S. AKSOY
Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü
35 th IUPAC Congress Abstracts I. İstanbul, August 1995:196.
Most of the industrial and domestic discharges of 1,000,000 populated
Bursa city flow untreated into Nilüfer River and then to Kocasu River at the
south Marmara (Turkey). Water samples were taken from four stations of these
rivers from summer 1991 to Summer 1994. Seasonal variations of all inorganic
parameters such as Na, K, Ca, Mg, Fe, Cl, SO4-2, O-PO4,
NH3-N, NO2-N
were determined in these rivers. BOD-5 and COD levels, dissolved dispersed
polyaromatic petroleum hydrocarbons (PAH); Ph and some heavy metal
concentrations such as Hg, Cd, Cr, Zn, Pb of some samples were also determined.
The inorganic parameters were analysed by wet methods and heavy metals were
determined by atomic absorption spectrometry. Only chromium and lead
concentrations are above the standard limits given for the heavily polluted
class of water. Zinc levels show some input of this metal into these rivers and
these waters are included in less polluted class of waters. As is well known the
source of these type pollutants is definitely industry hence the metal textile,
automotive industries are concentrated in Bursa area. The mercury and cadmium
pollution were not observed in these rivers on the other hand the methodology
used for the analysis of the mercury is developed very recently and eliminates
the contamination problems during measurement thus the values were less than
expected. All measured parameters were correlated with the standard limits of
the water quality criteria and classification of the waters was performed
according to the governmental regulations. The results showed that the waters of
the monitored streams are included in the heavily polluted class of waters in
terms of organic pollution since high values of biological oxygen demand values
were recorded.
Bursa Nilüfer çayına ilişkin bir yönetim modeli önerisi.
F. KARAER
Mühendislik Mimarlık Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü
Marmara Üniversitesi ve Friedrich-Neumann Vakfı, Doğal Kaynak Kullanımında
Alternatif Yöntemler ve Yeni yaklaşımlar Sempozyumu Kitabı, Bursa, 19-21
Nisan, 1996
Kirlilik
parametreleri ve numune alınması işlemi.
S.K. AKAL, H.S. BAŞKAYA
Mühendislik Mimarlık Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü
Su kirliliği hizmet içi eğitim semineri, Tarım İl Müdürlüğü, Bursa
,21-23 Mayıs,
1996
Bursa yöresi yeraltı
sularında nitrat düzeyi.
E. ŞEN
Uludağ Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi
24-26 Haziran 1996 tarihinde Bursa’da yapılan I. Uludağ Çevre Mühendisliği
Sempozyumunda bildiri olarak sunulmuştur.
I. Uludağ Çevre Mühendisliği Sempozyumu Kitabı. Bursa. Uludağ Üniversitesi
Basımevi, 1997:341-354
Bu çalışmada Bursa Nilüfer ve Ayvalı havzalarında 35
kuyu ve kaynak suyunda UV-spektrometre tekniği ile nitrat konsantrasyonları ölçülmüş,
Türk ve WHO içme suyu standartlarının izin verdiği maksimum sınır değerlere
ulaşan nitrat kirlenmesi gözlenmiştir. Kirlenmenin azotlu gübre kullanılmasıyla
ilgisi açıklanmıştır. Yöre yer altı sularında nitratın güvenilir bir
analiz yöntemiyle sürekli izlenme gereği vurgulanmıştır.
Denizde atık su deşarj
alanlarında askıda katı maddenin enterik bakteriye adsorbsiyon ve
sedimantasyon etkisi.
U. ALKAN, F. KARAER
Uludağ Üniversitesi, Mühendislik Mimarlık Fakültesi, Çevre Mühendisliği
Bölümü
24-26 Haziran 1996 tarihinde Bursa’da yapılan I. Uludağ Çevre Mühendisliği
Sempozyumunda bildiri olarak sunulmuştur.
I. Uludağ Çevre Mühendisliği Sempozyumu Kitabı. Bursa. Uludağ Üniversitesi
Basımevi, 1997:503-512
Bu çalışmada deniz suyunda askıda katı maddenin
enterik bakteri populasyonuna olan adsorbsiyon ve sedimantasyon etkisi
laboratuar şartlarında incelenmiştir.
Çalışmanın amacı için seçilen enterik bakterilerin
(E.Coli ve enterococci) deniz suyunda bulunan askıda katı maddelere (kaolin)
adsorbe olarak flokülasyon ve sedimantasyonun da etkisi sonucu su kolonundan
giderilme derecelerinin belirlenmesi olmuştur. Bunun yanı sıra deniz
suyundaki askıda katı madde ve atık su konsantrasyonunun
bakteri çökelme derecesine olan etkisi belirlenmiştir. Çalışmada
kullanılan AKM ( askıda katı madde) konsantrasyonları 10, 50, 100 ve 200
mg/L iken atık su konsantrasyonları % 0.5 ve % 2.5 (v/v) olmuştur.
Bakterilerin deniz suyu ortamında bulunan AKM ile çökelmesi
sonucunda kayda değer miktarlarda giderildiği gözlenmiştir. Elde edilen
deneysel sonuçların istatistiksel değerlendirilmesi sonucunda artan AKM
konsantrasyonlarında her iki bakteri türü için de artan giderme dereceleri gözlenmiştir.
Değişen atık su konsantrasyonları sonucunda enterococci giderimi
istatistiksel olarak kayda değer bir değişim gösterirken bu etki E. Coli türü
için gözlenmemiştir.
Çalışmada kullanılan enterik bakteri türlerinin çökelme
sonucundaki giderilme dereceleri değerlendirildiğinde enterococci türünün %
89 ve E. Coli türünün ise % 41 e varan değerlerde olduğu belirlenmiştir.
Değişen ortam şartları altında minimum giderme değerinin E. Coli için
% 4 ve enterococci için ise % 20 olduğu belirlenmiştir. Elde edilen
sonuçlar, atık suların denize deşarjı sonrasında yaratacağı olumsuz
etkiler açısından değerlendirilmiştir.
Tarımsal uygulamaların
su kirliliği üzerine etkileri.
N.Ç. ÖZGÜVEN, A.V. KATKAT
Ziraat Fakültesi
Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dergisi 13:165-177, 1997
Bursa
yöresinde içme ve kullanma sularında arsenikle kirlenmenin araştırılması.
S. ERDÖL , S. CEYLAN
Veteriner
Fakültesi
Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dergisi 16(1-2-3):119-127, 1997
Bu
çalışmada Bursa şehir merkezi, ilçeler ve çevreleri, kır çeşmeleri,
kuyu suları ve sığır çiftliklerinden alınan su numunelerinde
spektrofotometrik yöntemle arsenik düzeyleri araştırıldı.
Numunelerin
%93.68’inde en düşük 0.051 ppb, en yüksek 21.423 ppb ve ortalama 3.777 ± 0.477 ppb arsenik bulundu. Arsenik rastlantı oranları
şehir mekezi numunelerinde %91.66, ilçeler ve çevrelerinde
%86.95, çiftlik numunelerinde %94.73, kır çeşmeleri ve kuyu sularında
%100 olarak saptandı.
Bulunan
arsenik düzeylerinin W.H.O., U.S.E.P.A. ve Türkiye’nin kabul ettiği
tolerans limitinden düşük olduğu ve Bursa Yöresinde sulardaki arsenik
kontaminasyonunun insan ve hayvan sağlığı açısından risk oluşturmayacağı
kanısına varıldı.
Alıcı su ortamındaki
ötrofikasyon olayı ve kontrolü.
S.K. AKAL, F. PAYAN, A. TEKSOY
Mühendislik Mimarlık Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü
Süleyman Demirel Üniversitesi, Eğridir Su Ürünleri Fakültesi IX.
Ulusal Su Ürünleri Sempozyumu. Eğridir Isparta,17- 19 Eylül, 1997.
Investigation of
appropriate water quality model for Iznik lake.
F. KARAER, H. GENÇ
Mühendislik Mimarlık Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü
Uludağ Üniversitesi - Siegen Üniversitesi Sempozyumu. Bursa, 1-3 Aralık,
1997.
Nilüfer çayı ve
Ayvalı deresindeki ağır metal kirliliği.
C. AYDINALP
Ziraat Fakültesi Toprak Bölümü
Bursa Çevre-97 Forumu Kitabı. Bursa Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma
Daire Başkanlığı Yerel Gündem 21 Şube Müdürlüğü Yayını No:2, Burfaş
Ofset Tesisleri, Bursa, Eylül 1997:11
Yöremizdeki hızlı nüfus artışı ve sanayileşme çevre
kirliliğine neden olmaktadır. Kentsel ve sanayi kökenli atıkların yöremizde
bulunan Nilüfer çayı ve Ayvalı deresine boşaltılması sonucu, bu su
kaynaklarında ciddi bir kirlenme meydana getirmiştir. Bu araştırma kapsamında
su kaynaklarının kirlenmeye başladığı yerlerden 8.07.1995 tarihinde su örnekleri
alınmıştır.
Nilüfer çayının akış istikameti boyunca altı
noktadan alınan su örneklerinde pH değerinin 7.04 den 6.62 ye düştüğü ve
içerisindeki Ag, As, Ca, Cd, Cr, Cu, Fe, Hg, Mn, Mg, Ni, Pb, U ve Zn
konsantrasyonlarında bir artışın meydana geldiği tespit edilmiştir. Ayvalı
deresinden alınan bir adet su örneğinde ise pH nın 7.16 olduğu ve içerisinde
Ca, Cd, Cr, Fe, Mg, Mn, Ni, Pb, U ve Zn olduğu belirlenmiş ve Nilüfer çayında
mevcut olan Ag, As, Cu ve Hg ise rastlanılmamıştır.
Elde edilen bu bulgular yöremizdeki bu su kaynaklarının
ciddi bir şekilde kentsel ve sanayi kökenli atıklarla kirletildiğini göstermiştir.
Ayrıca bu su kaynaklarının tarımsal faaliyetlerde kullanılmasından dolayı
çevre için tehlike arz eden bu elementlerin besin zincirine de girmesiyle uzun
vadede sağlık problemlerinin ortaya çıkmasına neden olabilir.
Yer altı ve yerüstü
su kaynaklarının korunması
Ş. GÜÇER, U. ÖZER
Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü
Bursa Çevre-97 Forumu Kitabı. Bursa Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma
Daire Başkanlığı Yerel Gündem 21 Şube Müdürlüğü Yayını No:2, Burfaş
Ofset Tesisleri, Bursa, Eylül 1997:7
İlimizin çevre kirliliği sorununun oluşumunda, Bursa'nın
endüstrileşme hızının önemli ölçüde rolü bulunmaktadır. Su kaynakları
sınırlı olan bir çok ülkede kirletilmiş yüzey sularından içme suyu hazırlanması
kaçınılmaz olmuştur. Çok ileri teknolojiler kullanılsa bile bazı
kanserojen maddelerin sudan ayrılmasının sağlanamaması nedeniyle halk sağlığını
tehdit eden bir sorun olarak karşımıza çıkmış ve yeni teknolojilerin araştırılmasına
yol açmıştır. Diğer taraftan yüzey suları tarım açısından önemli
olup, su kaynaklarının kirlenmesi, sulama suyu olarak kullanım alanlarını
da sınırlamaktadır. Bunların dışında yüzey suları balıkçılık açısından
da önem arz etmektedir.
İlimizin endüstrileşme hızının devamlı olarak arttırılamayacağı
ve bazı sınırlamaların gerektiği ve bunların başında da çevre kirliliğinin
geldiğini söyleyebiliriz. Bu sorunun çözülmesinde de en akılcı ve
ekonomik yöntem, su, hava ve toprak gibi doğal kaynakları koruyan tedbirlerin
alınması ve uygulanması olmalıdır.
Bu konudaki öneriler olarak:
¨
Yer altı
sularının içme suyu standartları açısından öngörülen kimyasal
parametrelerin değişimleri sürekli incelenmeli, tarım ve endüstrinin neden
olabileceği kirlilikler araştırılmalıdır.
¨
İçme
suyu hazırlama teknolojileri sırasında, klorlama basamağında suyun organik
içeriği ile ilişkin reaksiyonları halk sağlığı açısından araştırılmalıdır.
¨
Yüzey
sularının fazlaca kirletilmemesi ileride içme suyu kaynağı olarak kullanılabileceğinin
göz ardı edilmemesi ve atıkların arıtma işlemlerinin arttırılması
gerekmektedir.
¨
Su ürünleri
açısından deniz kirliliği durum tespiti ve kirlilik kaynakları saptamaları
ve tedbirleri alınmalıdır.
¨
İlimizde
endüstrinin katı atıklarının ciddi denetlenmesi önemli bir adım olmasına
karşın su kirliliği daha da titizlikle durmamız gereken bir konu olmalıdır.
Bursa yüzey sularında
belirlenen kirlilik parametreleri üzerinde istatistiksel irdelemeler
M. CEBE
Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü
Bursa Çevre-97 Forumu Kitabı. Bursa Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma
Daire Başkanlığı Yerel Gündem 21 Şube Müdürlüğü Yayını No:2, Burfaş
Ofset Tesisleri, Bursa, Eylül 1997:8
Bursa yöresinde akarsular ve göller, doğal ve fiziksel
kirlenme dışında, hızla gelişen endüstrinin kimyasal atıklarının ve
giderek artan nüfustan kaynaklanan evsel atıkların tehdidi altındadır. Bu tür
kirlenmelerde kaynak çeşitliliği nedeniyle karmaşa yaşanmaktadır. Ancak
kirleticilerin önlenmesi hatta kaynakta giderilmesi amacıyla gerek merkezi
gerekse yerel yönetimlerce bilimsel veri ve değerlendirmelere dayalı ayrıca
uygulanabilirlikleri yüksek yaptırımlara gereksinim vardır. Bu yöndeki başlangıç
nitelikli çalışmalar ve toplumun değişik örgütlerle ortaya koyduğu fiili
çabalar ileriye yönelik olarak ümitlendirici görülmektedir. Çevre kirliliği
niteliği gereği başta temel bilim, mühendislik ve eğitime yönelik sosyal
bilimleri ilgilendirmektedir. Diğer taraftan çevre kirliliğine karşı gösterilen
çabalar sırasıyla kirliliğin tespiti ve önlenmesi aşamalarıyla gerçekleştirilmektedir.
Bu yöndeki aksi bir işlem sırası kirlilik parametrelerinin nicel ve nitel düzeylerinin
bilinmesine tam bir olanak sağlayamayacağı için alınacak önlemleri de
belirli ölçüde isabetsiz ve yersiz kılabilmektedir.
Bursa yüzey suları özellikle tekstil endüstrisinin üretim
prosesleri sonucunda atılan çok çeşitli kimyasal atıkları içermektedir.
Dolayısıyla kirlilik parametreleri yönünden yüzey suları adeta yeni bir
kimyasal ortam niteliğine dönüşmektedir. Bu nedenle bazı kirlilik
parametreleri karşılıklı olarak kimyasal reaktan niteliğine dönüşmektedir.
Bursa yüzey sularındaki kirlilik parametrelerinin nicel
analizleri için değişik kimyasal yöntemler kullanılmıştır. Ancak
kirlilik parametrelerinin yukarıda belirtilen şekliyle karşılıklı olarak
birbirleri üzerindeki kimyasal etkinlikleri nedeniyle bu yöntemler basit çözelti
sistemlerindeki geçerlilik düzeylerini koruyamamaktadır. Bu nedenle değişik
kirlilik ortamlarındaki analiz ve diğer inceleme işlemlerinde aynı amaçla
kullanılabilecek yöntemler sistematik hata ve duyarlılık yönünden
istatistiksel anlamda irdelenmelidir.
En uygun yöntem belirlendikten sonra, kimyasal örneklemeden
gelen hataların da minimize edilmesi için gerekli işlemlere başvurulmalıdır.
Ancak böyle bir yolla kirlilik parametresiyle ilgili varyans ve kovaryans
matris elemanları en uygun şekle sokulabilmekte ve verilen sonuçlar dar ölçüde
isabetli olabilmektedir. Çalışmamızda bu yönde gerçekleştirilen işlemler
göstermiştir ki basit kimyasal ortamlar için elverişli olarak değerlendirilmeyen
bir yöntem, bazı kirlilik parametre kompozisyonunda diğer yönlerden daha
anlamlı olarak ortaya çıkabilmektedir. Çünkü her yöntemin dayandığı
temel fizikokimyasal ilke ve geçerlilik alanı farklılık göstermektedir.
Diğer taraftan Bursa yüzey sularındaki kirlilik
parametrelerinin dağılımının yıllara ve mevsimsel yağış yoğunluluklarına
göre de incelenmesi gereği duyulmuştur. Ancak 4 yıllık dönem içinde ve
periyotlar halindeki ölçümlerle elde edilen veri grupları çok değişkenli
istatistiksel analiz yöntemleriyle incelendiğinde bazı anyonların yılın
mevsimlerine göre değişim gösterdiği ortaya çıkarken, bazılarının
birbirini takip eden birkaç yıl içinde bile değişime uğramadığı anlaşılmıştır.
Araştırmanın bu doğrultudaki sonuçlarının istatistiksel yöntemlerin
kirlilik parametresi- kaynak şeklindeki fonksiyonel ilişki hakkında da düşük
yanılgı düzeyli yorumlama olanağı verdiği gözlenmiştir.
Elektrotermal atomik
absorbsiyon spektrometresi ile yeraltı sularında bazı eser element
analizleri.
H. AKÇAY, Ş.GÜÇER, U. ÖZER
Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü
XII. Ulusal Kimya Kongresi Kitabı, Edirne, Eylül 1998:713.
Yeraltı suları önemli içme suyu kaynakları olduğundan
yeraltı su havzalarının korunması gerekmektedir. Bilhassa endüstrisi yoğun
kentlerin yeraltı suları toksik
metalleri de içerdiğinden halk sağlığı açısından içme suyu temin
edilen kuyuların sularında ağır metal düzeylerini belirleme çalışmaları
daha da önem kazanmaktadır. Su örneklerinde Pb, As, Se, Cd ve Ag
elementlerini mg/l düzeyinde belirlemede elektrotermal atomik
absorbsiyon spektrometresinin (ET-AAS) uygun duyarlılık gösterdiği
bilinmektedir.
Bursa Büyükşehir Belediyesi Su İşletmeleri (BUSKİ)
nin içme suyu temini için açtığı kuyulardan alınan su örneklerinde TS
266' da önerilen sınır değerler düzeyindeki derişimlerde, matriksten gelen
girişim etkileri de araştırılarak; Pb, As, Se, Cd ve Ag tayinleri için yöntem
belirleme çalışmaları yapılmıştır. Bu maksatla farklı araştırıcılar
tarafından önerilen matriks modifikasyonları uygulanmıştır. Bu
matrikslerin başlıcaları şunlardır: Ag için 250 mg NH4H2 PO4
As için 5 mg Ni, Cd için NH4
NO3 + H3PO4 , Pb için çeşitli
tuzlar ve asitler ile % 4 HNO3 deki
% 0.05 La ve Se için 20mg Mg( NO3 )
2 , bunların dışında diğer matriks modifikasyon tepkimeleri de
laboratuarımızda denenmiş ve diğer ayarlama yöntemlerinin sonuçları ile
gerekli karşılaştırmalar yapılmıştır.
Ayrıca her bir element için geliştirilen sıcaklık
programları ve uygun matriks modifikasyon tepkimeleri belirlenerek, geliştirilen
yöntem Bursa ili yeraltı su örneklerine uygulanmıştır. Böylece su
kaynaklarının toksik metal derişimleri standart değerler ile karşılaştırılmıştır.
Su kaynakları yönetimi
açısından atık suların tarımda yeniden kullanımının değerlendirilmesi.
F. KARAER, U. ALKAN, Y. TAŞDEMİR
Mühendislik Mimarlık Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü
Erciyeş Üniversitesi Teknoloji Araştırma ve Uygulama Merkezi Kayseri I.
Atık su Sempozyumu Kitabı, Kayseri, 22-24 Haziran, 1998.
Dünya üzerinde nüfusun her yıl artmasına karşılık,
tarımsal üretimin aynı paralelde arttırılamamasının nedenlerinden birisi
de su kaynaklarının plansızca kullanılmasından ileri gelmektedir. Oysa atık
suların yeniden kullanılabilecek duruma getirilerek değerlendirilmesi, su
kaynakları yönetimi hedeflerinin bir parçası olmalıdır. Bu amaçla, ülke
ve yerel koşullara bağlı olarak geliştirilen politikalarla, atık suların
tarımsal amaçlı kullanımı değerlendirilmeli ve önemle araştırılmalıdır.
Dünyanın bazı ülkelerinde metropoliten alanları çevreleyen
tarımsal araziler arıtılmış atık sularla sulanmaktadır. Ülkemizdeki
duruma baktığımızda ise, ileriye yönelik olarak su kaynakları ile ilgili
önemli problemlerle karşılaşabileceğimiz açıktır. Sulama olanaklarının
yetersizliği, sulamaya açılan alanların artmasına karşılık, işletme ve
bakım için ayrılan ödeneklerin ihtiyacı karşılayacak düzeyde olmamamsı,
erozyon nedeniyle çok büyük tarımsal alanların kaybı ile tarım sektöründe
küçülme gözlenmektedir. Oysa arıtılmış atık suların tarımda yeniden
kullanımı sulama için iyi bir potansiyel oluşturmaktadır.
Bu bildiride, atık suların yeniden kullanımına ilişkin
olarak konuya su-atık su kalitesi, atık su arıtma tesisleri ve halk sağlığı
açısından değinilecektir. Konu, uygulamalardan ilgili örneklerle ve su
kaynakları yönetimi açısından tartışılacaktır. Bursa ili Türkiye ölçeğinde
hem tarımsal arazileri hem de endüstriyel gelişimi açısından önemli bir
örneği oluşturmaktadır. Atık suların sulama suyu olarak yeniden kullanımı
tartışılarak, bu kullanımın potansiyel faydaları üzerinde durulacaktır.
Evsel atık suların
mikrobiyolojik kompozisyonu ve halk sağlığına etkileri.
U. ALKAN, Y. TAŞDEMİR, F. KARAER, A. TEKSOY
Mühendislik Mimarlık Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü
Erciyeş Üniversitesi Teknoloji Araştırma ve Uygulama Merkezi Kayseri I.
Atık su Sempozyumu Kitabı, Kayseri, 22-24 Haziran, 1998.
Yaşam sistemini destekleyen üç eleman olarak bilinen
su, besin ve hava insanların yaşamında çok gerekli olmakla birlikte hastalık
yapan mikroorganizmaların taşınmasında görev alırlar.
Enfeksiyon hastalıkları üç temel yolla yayılmaktadır:
1) Patojenik mikroorganizmaları içeren su veya besinlerin alınması; 2)
Patojenlerin solunum yolu ile alınması; 3) Hayvanlar aracılığı ile taşınım
( genellikle böcekler). İnsan ve hayvan atıkları ile kirlenmiş sular aracılığı
ile ortaya çıkan hastalıkların nedeni enterik mikroorganizmalardır ( bunlar
insan ve hayvan barsaklarında ve dışkısında bulunan bakteri, virüs ve
protozoalar ve helmint yumurtalarıdır). Bu hastalıklardan bazıları fakirlik
ve besin yetersizliğinin olduğu bölgelerde önemli sağlık problemlerinin ve
ölümlerinin başlıca nedenleridir.
Bir toplumun sağlığının korunmasında en önemli faktör
insan ve hayvan dışkılarının toplanması, taşınması, arıtılması ve
bertarafıdır. Farklı toplumlarda ortaya çıkan dışkı ve atık suyun
hacimlerinde ve kompozisyonlarında büyük farklılıklar gözlenmektedir. Bu
da toplumun diyeti, sağlık durumu ve bölgenin iklimine bağlıdır.
Bu makalede evsel atık suların mikrobiyolojik
kompozisyonu, patojenik mikroorganizmalar ve hastalıkların geçiş yolu,
mikrobiyolojik kirliliğin çeşitli alıcı ortamlarda yarattığı olumsuz
etkiler ve kontrolü ve atık su arıtma teknikleri ile patojenlerin giderimi
konuları incelenmiştir.
Nilüfer çayının
bakteriolojik ve limonolojik olarak araştırılması.
Ş. DERE, A. ELMACI, B. DÜLGER, D. KARACAOĞLU, E. ŞENTÜRK
Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü
XIV. Ulusal Biyoloji Kongresi Kitabı, Samsun, 7-9 Eylül, 1998.
Evsel atıksuların
su kaynakları üzerindeki olumsuz etkilerini önleme teknikleri.
S.K. AKAL, T. YONAR
Mühendislik Mimarlık Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü
Erciyeş Üniversitesi Teknoloji Araştırma ve Uygulama Merkezi Kayseri I.
Atık su Sempozyumu Kitabı , Kayseri, 22-24 Haziran, 1998.
Bursa ili Mudanya ilçesi
deniz deşarjı sistemlerinin
incelenmesi.
S.K.AKAL, T. YONAR, V. PINARLI
Mühendislik Mimarlık Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü
Kıyı Alanları Yönetimi Milli Komitesi, Türkiye Kıyıları Sempozyumu
Kitabı, Ankara, Eylül, 1998.
Dünyamızı oluşturan katmanlar arasında, yeryüzünün
3/4 ünü kaplayan denizler, yanlış değerlendirmeler sonucu, kentlerin ve endüstrinin
çöplüğü olarak kullanılan , başta Akdeniz ve Marmara denizi gibi yarı
kapalı havzalar olmak üzere, bu kaynaklardan oluşan kirlenme, bu denizlerin
çevresinde yaşayan canlıları olumsuz yönde etkilemektedir. Sahil
kentlerinin en önemli gereksinimlerinden birini oluşturan kanalizasyon ve atık
uzaklaştırma uygulamalarında, arıtma işlemi yapılmadan doğrudan deniz deşarj
sistemlerinin bulunduğu bir ortamda kirletici atıkların doğal olarak arıtılmasına,
denizsel yaşamın sürmesine, denizin ekolojik yapısının korunmasına olanak
bulunmamaktadır. Bu durum, özellikle turistik açıdan öneme sahip sahil
yerleşimlerinde daha fazla önem taşımaktadır.
Atık su arıtma
tesislerindeki biyolojik ünitelerden oluşan emisyonlar ve kontrol mekanizmaları.
Mühendislik Mimarlık Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü
Erciyeş Üniversitesi Teknoloji Araştırma ve Uygulama Merkezi Kayseri I.
Atık su Sempozyumu Kitabı, Kayseri, 22-24 Haziran, 1998.
İnsan sağlığı için tehlikeli olabilecek önemli bir
kirlilik kaynağı da arıtma tesislerinden oluşan emisyonlardır. Atık su arıtma
tesisleri gelen su itibarı ile organik bileşikler içerir. Bunlardan buhar basıncı
yüksek olanlar uçucu organik bileşikler (UOB) olarak isimlendirilir ve
emisyona sebep olur. Atık sulardan yayılabilecek muhtemel uçucu organik bileşikler
şöyle sınıflandırılabilir:
Aromatik mikrokarbonlar (HK) klorlu HK, oksijenli HK ve
alifatik HK. Bunlarla ilgili doğabilecek problemlerin başlıcaları ise koku
ve toksik kirletici emisyonlarıdır. Bunun sonucunda da istenmeyen sağlık
etkileri ve yaşam kalitesinde bozulmalar olabilir.
Atık suda bulunan UOB lerin tür ve konsantrasyonları
zamana ve atık su karakteristiklerine göre değişir. Kentsel atık sulardaki
UOB' lerin büyük kısmı endüstriyel ve ticari kaynaklardan gelir.
Biyokimyasal ve kimyasal dönüşümler neticesinde de atık su arıtma
tesislerinde UOB ler oluşabilir. Aerobik biyokimyasal dönüşümler sonucu oluşan
UOB' ler, anaerobik dönüşümler sonucu oluşan UOB' lere göre tür ve miktar
olarak oldukça azdır.
Bu makalede evsel pissu arıtma tesislerinde bulunan
biyolojik arıtma ünitelerinden kaynaklanan UOB' lerin miktarları, türleri ve
onların kontrol mekanizmaları hakkında bilgiler verilmesi amaçlanmıştır.
Yer altı ve süzüntü
sularının karakteristikleri ve topraktaki doğal arıtım mekanizmalarının
kirletici parametreleri üzerindeki etkisi.
A.TEKSOY, F. KOCAER, H.S. BAŞKAYA
Mühendislik Mimarlık Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü
Erciyeş Üniversitesi Teknoloji Araştırma ve Uygulama Merkezi Kayseri I.
Atık su Sempozyumu Kitabı, Kayseri, 22-24 Haziran, 1998.
Mühendislik Mimarlık Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü
CIWEM Journal, 1998.
Evsel
Atıksuların
Su Kaynakları Üzerindeki Olumsuz
Etkilerini
Önleme
Teknikleri
Mühendislik
Mimarlık Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü
Kayseri
I. Atıksu
Sempozyumu ,
Erciyes Üniversitesi
Teknoloji
Araştırma ve Uygulama
Merkezi.
22-26
Haziran 1998
İçme Sularının Dağıtım
Şebekesinde Mikrobiyal Kalitesinin Değişimi
U. ALKAN,
S. ÇALIŞKAN,
A. KEMİKSİZ, S. DARICI
Mühendislik
Mimarlık Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü
I.
Ulusal Çevre Kirliliği Kontrolü Sempozyumu, 294 - 297, ODTÜ, Ankara,
2000
Gemlik Körfezinin Karasal
Kaynaklı Kıyı Kirlilik Envanteri
S. K. AKAL
SOLMAZ, T. YONAR, G. E. ÜSTÜN
Mühendislik
Mimarlık Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü
Marmara
Denizi 2000 Semp., TÜDAV, 11-12 Kasım 2000 İstanbul.
Mudanya Kıyılarında
Deniz Deşarjları ve Fekal Kirlenmenin Boyutları
U. ALKAN,
S. ÇALIŞKAN,
B. BİRDEN, S. S. CİNDORUK
Mühendislik Mimarlık Fakültesi Çevre
Mühendisliği Bölümü
Marmara
Denizi 2000 Sempozyumu, 536 - 542, İstanbul, 2000
Bursa
Ovası Yeraltı Suyu ve Kirlenme Potansiyelinin İncelenmesi
S.
K. AKAL SOLMAZ, E. G.
DURMAZ
Mühendislik Mimarlık Fakültesi Çevre
Mühendisliği Bölümü
1.
Ulusal
Çev. Kir. Kont. Semp.,ODTÜ 4 - 6
Ekim ‘2000, Ankara
Glukozla
Beslenen Kesikli Reaktörlerde Organik Yüklemenin Kalıcı Ürün Oluşumuna
Etkisi
S.
K. AKAL SOLMAZ
Mühendislik
Mimarlık Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü
Dokuz
Eylül Üniversitesi Fen ve Mühendislik Dergisi, Ocak 2001, (Hakemlerden onay
almıştır ve basım aşamasındadır.)
Farklı S0 /X0
Oranlarının Çözünmüş Kalıcı Ürün Oluşumu Üzerine Etkisi
S.
K. AKAL SOLMAZ
Mühendislik
Mimarlık Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü
Uludağ Üniversitesi, Mühendislik Mimarlık Fakültesi Dergisi’ne yayınlanmak üzere verilmiştir. 2001
The Mathematical Modelling
Of Organic Loading On Biodegredation Kinetics and Residual Product Formation in
Glucose Fed Batch Reactors
S.
K. AKAL SOLMAZ, F.
ÇİNER, H. A. SAN
Mühendislik
Mimarlık Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü
11
th İnternatıonal Symposium – Enviromental Pollution And İts Impact on Life
in the Mediterranean Region, Güney Kıbrıs, 6.10. Ekim - 2001.
Bursa İli Evsel Ve Endüstriyel
Atıksularının Biyolojik Arıtılabilirliğinin Farklı Organik Yükleme Değerlerinde
İncelenmesi
S.
K. AKAL SOLMAZ, F. ÇİNER, T. YONAR, G. E. ÜSTÜN
Mühendislik
Mimarlık Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü
IV.
Ulusal Çevre Mühendisliği Kongresi, 7-10 Kasım 2001, Mersin
Marmara Denizi:
Kirleticiler ve Çevre Açısından Alınabilecek Tedbirler
Mühendislik
Mimarlık Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü
Uludağ
Üniversitesi, Mühendislik-Mimarlık Fakültesi Dergisi’ne gönderildi (2
Nisan 2001).
Su
Kaynakları Yönetimi Açısından Atıksuların Tarımda Yeniden Kullanımının
Değerlendirilmesi
Mühendislik
Mimarlık Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü
Kayseri
I. Atıksu Sempozyumu, (Kayseri, 22-24 Haziran 1998), s. 176-182, 1998.
Nilüfer
Çayı’nın Su Kalitesi ve Kirlilik Yükleri
Y.
TAŞDEMİR, A.G. KAYNAK
Mühendislik
Mimarlık Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü
IV.
Ulusal Çevre Mühendisliği Kongresi (7-10 Kasım 2001, İçel), s: 332-340.
Bursa ili
İçme Suyu Meselesi ve Çözüm Önerileri
Mühendislik
Mimarlık Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü
Ekoloji
Dergisinde hakemlerden onay almıştır ve basım aşamasındadır.
The
Fate of Enleric Bacteria in Relation to Suspended Particles in Sea Water
Mühendislik
Mimarlık Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü
J.
Chartered İnstitution of Water and Environmental Management, 13 (1), 16 - 23
(1999).
Uluabat
Gölü'nün Mikrobiyolojik Kirlilik Seviyesinin Belirlenmesi
Mühendislik
Mimarlık Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü
Ekoloji
Çevre Dergisi. 9 (33) 3 - 5 (1999)
Aktif
Çamur Sisteminde Şişkin Çamur probleminin Aerobik Seçicilerle Önlenmes
Mühendislik
Mimarlık Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü
Türkiye'de
Çevre Kirlenmesi Öncelikleri Sempozyumu III. 685 - 697, İstanbul (1999).
Aktif
Çamur Sisteminde Substrat Giderimi
Mühendislik
Mimarlık Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü
U.
Ü. Mühendislik-Mim. Fak .Dergisi Cilt 5, Sayı 1,77-89, 1999.
Atıksuların
Biyolojik
Olarak
Arıtılmasında
Mekanistik
Bir
Model
Yaklaşımı
Mühendislik
Mimarlık Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü
Kayseri
I. Atıksu Sempozyumu ,
Erciyes Üniversitesi Teknoloji Araştırma
ve Uygulama Merkezi.
22-26 Haziran 1998
Tekstil
Endüstrisi Atıksularında Arıtılabilirlik Çalışmaları ve Çözünmüş
Kalıcı KOI’ nin Belirlenmesi
V. PINARLI, S. K.
AKAL, T. YONAR
Mühendislik
Mimarlık Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü
İ.T.Ü. Su Kirlenmesi Kontrolü
Dergisine Kasım 1999, Cilt 9, Sayı: 3, Sayfa 17
Aerobik Selektörlü Aktif Çamur
Sisteminde Metal Adsorpsiyonuna Çamur Yaşının Etkisi
Mühendislik
Mimarlık Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü
Influence
of Aerobic Selector Technology for Heavy Metal Removal by Activated Sludge
Mühendislik
Mimarlık Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü
SECOTOX’98
International Conference on Ecotoxicology and Environmental Safety, (Antalya,
19-21 Ekim 1998), s:53.
Aktif
Çamur Proseslerinde Şişkin Çamur Oluşumunun Aerobik Secicilerle Önlenmesi
Mühendislik
Mimarlık Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü
Uludağ
Üniversitesi, Mühendislik-Mimarlık Fakültesi Dergisi, Cilt 5, Sayı 1, s.
29-37, 1999.
Aktif
Çamur Sisteminde Şişkin Çamur Probleminin Aerobik Seçicilerle Önlenmesi