BURSA ÇEVRE 97 FORUMU

Çeşitli konut ve endüstri yatırımlarının olumsuz çevresel etkilerinin ortaya çıkmasının sonucunda 1950'li ve 1960'lı yıllarda Dünya'nın çeşitli ülkelerinde çevre bilinci doğmaya ve geniş toplum kitlelerince benimsenmeye başlamıştır.

Bunun sonucu olarak çeşitli baskı grupları ve basın tarafından kamuoyunun dikkati "ekoloji" ve " çevre" kavramları üzerine çekilmiştir.

Birleşmiş Milletlerin 5 Haziran 1972'de İsveç'in başkenti Stockholm'de düzenlediği "insan ve çevre konferansının" sonuç bildirgesinde, Dünya'nın pek çok yöresinde giderek önemli boyutlara ulaşma eğilimi gösteren çevre sorunlarının tüm insanlığı tehdit eden bir sorun haline geldiği ve insanlığın bu ortak sorununa ancak koordineli bir işbirliği ile ortak çözümler getirilebileceği vurgulanmıştır. Bu tarihten sonra 5 Haziran üye ülkelerce Dünya Çevre Günü olarak kabul edilmiştir. Çevre konferansı hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkeleri biraraya getirerek, insanlık ailesinin sağlıklı ve üretim yapılabilir bir çevre üzerindeki haklarını tanımlamıştır.

Merkezi Nairobi'de bulunan ve kısa adı UNEP ( United Nations Environmental Programme ) olan bir kurum oluşturulmuştur. Bu kurum, Dünya'da çevre konusundaki tüm çalışmaları koordine etmektedir.

1983 yılında Birleşmiş Milletler'in oluşturduğu Dünya, Çevre ve Kalkınma Komisyonu 1987'de tamamladığı raporunda hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerin ortak geleceğinin ancak sürdürülebilir kalkınma mümkün olabileceğini açıklamıştır.Birleşmiş Milletler Çevre ve Kalkınma Konferansı 5 Haziran 1992 'de Rio de Janeiro'da toplanmış ve çevre ile ekonomik ve sosyal kalkınmanın birbirinden ayrı konular olarak düşünülemeyeceğini açık bir şekilde ortaya koymuştur.Aynı toplantıda oluşturulan Gündem 21 eylem planı ile sürdürülebilir kalkınma için gerekli olan çevre, kaynak ve kalkınma bilgilerinin insanlara anlaşılabilir bir şekilde ulaştırılmasına karar verilmiştir.

Son 25 yıldan beri, nüfus artışı, tüketim ve teknoloji yatırımları sonucu çeşitli çevre sorunları ile kerşı karşıya kalan Bursa'da; çevre, kaynak ve kalkınma bilgilerinin halka anlatılmasıyla sorunların daha kolay çözüme ulaştırılacağı düşünülerek 5 Haziran 1997 tarihinde BURSA ÇEVRE 97 FORUMU düzenlenmiştir.Bu forum, ULUÇAM, Bursa Valiliği, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Bursa Ticaret ve Sanayii Odası ve Yerel Gündem 21 Genel Sekreterliği'nin katkıları ile oluşturulmuştur.  

 

BURSA ÇEVRE 97 FORUMUNDA SUNULAN KONUŞMALARDAN ÖRNEKLER

SANAYİİNİN ÇEVRE SORUNLARINI AZALTMAK İÇİN GERÇEKLEŞTİRDİKLERİ VE GELECEK İÇİN ÖNERİLERİ

Mutlu URAZ

Bursa Ticaret ve Sanayii Odası Yönetim Kurulu Başkan Vekili

Bildiğiniz üzere Bursa, Türkiye sanayiisi içinde önemli bir paya sahip bulunmakta ve buna karşılık çevre sorunlarından da önemli ölçüde etkilenmektedir.

Sanayiinin bu derece yaygın olduğu bir şehirde, ortaya çıkan en önemli çevre sorunlarından biri de endüstriyel kaynaklı su kirlenmesidir. Bu nedenle, Bursa ili ve çevresi için kirletici unsurlardan biri olan sanayii atıksularının kontrol edilmesi ve uzaklaştırılması gereği ortaya çıkmaktadır. Fakat Bursa gibi yaygın sanayiiye sahip bir şehirde, atıksu arıtma işine girişilmeden önce suyun ne kadar kirlendiğinin bilinmesi gerekmektedir. Daha önce Bursa'da bu konuyla ilgili bir çalışma olmadığı için, bu amaçla ilk olarak 1989 yılında Bursa Sanayii ve Ticaret Odası tarafından konuyla ilgili bir firmaya Bursa'daki tüm sektörleri içeren, endüstri kaynaklı atıksuların kirlilik yüklerinin belirlenmesi amacıyla 544 sanayii firmasını kapsayan bir çalışma yaptırılmıştır. Bursa şehrinin tanıtımını, endüstrilerin genel olarak sınıflandırılmasını, şehrin belirlenen alt bölgelerindeki endüstrilerin proses atıksularından kaynaklanan kirlilik yüklerini ve her bir firmaya ait bilgi ve analizleri içeren bir Bursa kirlilik envanteri oluşturulmuştur.

Bu çalışmanın sonucunda, Bursa'nın su kirlenmesi sorununa cevap verecek olan arıtma tesislerinin kuruluşunda ana veri olacak bilgiler ortaya çıkmıştır.  

1992 yılında Organize Sanayii Bölgesi Müdürlüğü bünyesinde, Çevre Grubunun kurulmasıyla, bölgeye ait eldeki verilerin güncelleştirilmesi ve uygulamaya koyulabilmesi için belli bir program hazırlanmıştır.

Bu program çerçevesinde öncelikli olarak bir su/atıksu analiz laboratuvarı kurulmuştur.Kirlilik yarattığına karar verilen 70 kadar firmanın atıksu deşarj noktalarından belli aralıklarla, saatlik ve günlük kompozit numuneler alınarak analizleri yapılmıştır. Ayrıca bütün firmaların atıksularının deşarj edildiği noktadan 1 hafta veya 10 gün süre ile 24 saatlik kompozit numuneler alınarak analiz edilmiştir. Böylece atıksu arıtma tesisinin projelendirilmesine esas olacak veriler toplanmıştır. 1996 yılı başında Bursa Organize Sanayii Bölgesi Atıksu Arıtma Tesisi inşaatı işinin, Türkiye'deki büyük firmalardan teklif alma usulü ile yapılmasına karar verilmiş ve yapılan ihale sonucu 9.9.1996 tarihinde Yönetim Kurulumuzun kararı ile Tekser A.Ş. ve Mass Ltd. Şti. tarafından kurulan konsorsiyuma verilmiştir. İnşaat süresi 18 ay olan bu tesisin 28.9.1996 tarihinde yapılan temel atma töreninin ardından proje ve inşaat çalışmalarına başlanmış ve halen devam etmektedir.

Tesis, 46.000 metreküp/gün endüstriyel atıksu, 4.000 metreküp/gün yeraltı suyu ve 2.500 metreküp/gün çamur süzüntü suyu olmak üzere toplam 52.500 metreküp/gün atıksuyu arıtacak olup, fiziksel, kimyasal,biyolojik arıtma ile çamur arıtımı ünitelerinden oluşmaktadır. Tesisten arıtılmış olarak çıkan su, Çevre Kanunu'nun 4.9.1988 tarih ve 19919 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliğinde yeralan ve Organize Sanayii Bölgeleri için istenen Karışık Endüstriyel Atıksuların Alıcı Ortama Deşarj Standartlarına, kısa adıyla Tablo 19 diye bilinen standartlara uygunluk göstercektir.

Tesisin anahtar teslim fiyatı 7.750.000 US $' dır.  

Son yıllardaki ve gelecekteki en önemli sorunlarımızdan biri de özellikle büyük şehirlerimizde gündeme gelen susuzluk sorunudur. Su kaynaklarının kirlenmesinin yanısıra hızlı nüfus artışı, Dünya ortalama sıcaklığının her geçen yıl artması ve yağışların azalması gibi etkenler, su kaynaklarının kullanımında sıkıntı yaratmaya başlamıştır. Bu konu büyük miktarlarda su tüketim ihtiyacı olan, tekstil endüstrisi başta olmak üzere tüm sanayii için daha da büyük önem taşımaktadır. Organize Sanayii Bölgesi Müdürlüğü bünyesinde 1970 yılında Nilüfer çayından alınan suyu kimyasal arıtmadan geçirerek II. kalite su olarak bölge dahilindeki firmalara ayrı bir hattan vermek üzere arıtma tesisi kurulmuştur. 1990 yılında bu tesise kimyasal arıtma öncesinde olmak üzere biyolojik arıtma ünitesi eklenmiş ve suyun kalitesinin iyileştirilmesi sağlanmıştır.  

Yoğun sanayiileşmenin yanısıra meteorolojik şartlar, göçün de etken olduğu hızlı nüfus artışı, çarpık kentleşme, taşıt trafiğinin artışı ve çehrin coğrafik koşulları, Bursa'da özellikle kış aylarında hava kirliliğine neden olmaktadır. Bu konuda da olumlu çalışmalar yapan Organize Sanayii Bölgesi Müdürlüğü 1991 yılında büyük bir yatırım yaparak bölgede doğalgaza ait tüm altyapıyı oluşturmuş ve bu tarihten itibaren abone olmak isteyen firmalara, buhar, proses ve elektirik üretimi amaçlı gaz kullanımı sağlamaya başlamıştır. Bugün 85 abonesi mevcut bulunan Bölge Müdürlüğü, böylece bölgedeki enerji tüketiminin yaklaşık % 90'ını doğalgazla karşılayarak, firmalardan kaynaklanabilecek hava kirliliğini büyük ölçüde engellemiştir.  

Organize Sanayii Bölgesi, yaklaşık 25.000 kişiye iş imkanı sağlarken, Bölge Müdürlüğü'nün yaptırdığı banketler ve orta refüjlerdeki yeşil alanlar ile firmaların kendi sınırları dahilindeki yeşil alanlarla birlikte, bölgede kişi başına 15 metrekare yeşil alan sağlanmaktadır. Ülkelerin yaşam standartı göstergesi olan bu değer, Türkiye standartlarını üzerinde olup, ideal standartlara çok yakındır.  

Çevre grubu, Organize Sanayii Bölgesindeki çevre düzeninin korunmasını sağlamakta, yağmur suyu için açık V kanallarına firmalardan atıksu desarj edilip edilmediğini kontrol etmekte, bölgedeki enerji tüketiminin yaklaşık % 90'ının doğalgaz ile karşılanmaya başlanmasından sonra ender rastlanmasına rağmen, yakıtın cinsinden ve yakma biçimindem kaynaklanan kirletici bacagazı emisyonlarını deşarj eden firmaları tespit etmekte ve Bölge Müdürlüğünün yazılı ve sözlü uyarılarına karşılık buna devam eden firmaları Büyükşehir Belediyesi Çevre Sağlığı ve Sosyal Hizmetler Şube Müdürlüğüne bildirerek gerekli önlemlerin alınmasını sağlamaktadır. Ayrıca, Bölge Müdürlüğüne veya firmalara ait çöplerin toplanarak, Hamitler'deki Belediye çöplüğüne ulaşıp ulaşmadığının kontrolü çalışmalarına devam edilmektedir.  

Ayrıca 1997 bütçesinde yer alan ve bölgemiz dahilindeki firmalarda tespit edilen tehlikeli atıkların cins ve miktarlarına göre seçilen bir tehlikeli atık taşıma aracının satın alınması ile bu nitelikteki atıkların İzmit Büyükşehir Belediyesi'nin bir kuruluşu olan Atık ve Artıkları Yakma ve Değerlendirme A.Ş.'nin tesislerine emniyetli bir şekilde taşınması için çalışmalarını sürdürmektedir.  

Bursa Ticaret ve Sanayii Odası ve diğer yetkili kurum ve kuruluşlar ile gönüllü kuruluşların Bursa için yaptığı tüm çevre çalışmalarının başarılı olabilmesi amacıyla gerekli denetimlerin yapılması, hiçbir politik görüşün ya da kararın bu denetimlerin sonuçlarını etkilememesi ve yapılanların bizim ve geleceğimiz için yapıldığını unutmamamız gerekmektedir.  

 

BURSA SU VE ÇEVRE SAĞLIĞI PROJESİ

Yaşar KEFLİ

BUSKİ

Bursa Su ve Çevre Sağlığı Projesi, 26.8.1993 tarihinde 117.000.000 $'lık Dünya Bankası kredisinin işlerlik kazanmasıyla resmen başlamıştır. Proje kapsamında Bursa'nın içmesuyu ve kanalizasyon tesisleri ile ilgili yatırımlar başlatılmıştır. Yatırımların % 47 'si Dünya Bankası kredisinden, % 53'ü ise BUSKİ tarafından karşılanmaktadır. 1996 sonuna kadar söz konusu krediden 23.500.000 $ harcanmıştır.  

İÇME SUYU

Mevcut Durum: Nüfusun % 95'inden fazlası şebekeye bağlıdır. En büyük su kaynağı Nilüfer Çayı'dır. Bu nehir üzerindeki 25,6 milyon m3 aktif hacimli Doğancı Barajı kapasitesi 500.000 m3 olan Dobruca Arıtma Tesisi'ni beslemektedir. Arıtma tesisleri herbirinin kapasitesi 250.000 m3 olan iki kısımdan oluşmaktadır. Diğer su kaynakları yeraltı suyu ve dağ pınarlarıdır. 1996 yılında su üretimi aşağıdaki gibi olmuştur.

Pınarlar 5.50 milyon m3 4,7 %
Yeraltı Suyu 24.26 milyon m3 20,7 %
Arıtma tesisi (Doğancı Barajı) 87.55 milyon m3 74,6 %
TOPLAM 117.31 milyon m3 100 %
 

1996 yılı sonu itibarıyla nüfus 1.200.000'e toplam abone sayısı 300.000'e ulaşmıştır.

Kişi başına tüketilen ortalama su miktarı endüstriyel kullanım dahil 110 litre/gün'dür.

Kayıt dışı su miktarı toplam üretimin % 60'ı kadardır. Toplam şebeke uzunluğu 2000 km civarındadır. Mevcut şebekenin % 50'si çelik, % 32'si dökme demir, % 14'ü PVC, % 4'ü düktil borudur ( P1-Etüd projesi son verilerine göre ).

Proje Çalışmaları: Proje kapsamında şebekenin eski olmasından dolayı çok yüksek olan su kaçaklarının önlenmesi için, şebekenin rehabilitasyonuna başlanmış olup, eski borular, düktil borular ile değiştirilmektedir. Son üç yılda döşenen toplam içme suyu boru miktarları ve 1997 hedefi aşağıda belirtilmiştir.

1994 1995 1996 1997 (planlanan)
107 km 135 km 233 km 350 km
 

Şu anda şebeke rehabilitasyonu ile ilgili 5 ayrı sözleşme, isale hattı ile ilgili 2 ayrı sözleşme, pınar kaynakları rehabilitasyonu ile ilgili 2 ayrı sözleşme ve toplam 6 deponun inşaatını içeren 2 sözleşme proje kapsamında yürütülmektedir.

Ayrıca Bursa'nın tüm içme suyu sisteminin projeleri tekrar yaptırılmıştır. Yine bu proje kapsamında 54.000 ha'lık alanın sayısal haritaları hava fotograflarından faydalanılarak yapılmış olup (M1 projesi) bu haritalara içme suyu ve kanalizasyon tesisleri sayısal olarak bigisayar ortamında işlenmektedir (P1 projesi).

Toplam 35 milyon $'lık içme suyu inşaatı kısmı için bugüne kadar 5 milyon $ harcanmıştır.  

KANALİZASYON VE YAĞMUR SUYU

Mevcut Durum: Bursa'da varolan sistemiyle nüfusun yaklaşık % 85'ine hizmet verdiği tahmin edilen birleşik kanalizasyon ve yağmur suyu sistemi mevcuttur. Şebeke ile ilgili boruların yerleşimi, uzunluk ve genişliklerine ait veriler P1 projesi ile elde edilecektir. Evsel su tüketicileri pissu hizmetleri için temiz su bedelinin % 15'ini ,ticari ve endüstriyel aboneler % 40'ını ilave ücret olarak ödemektedirler.  

Önceki yıllarda nüfustaki hızlı artışlara ve yerleşim alanlarındaki genişlemelere paralel olarak dere yataklarına kanalizasyonun deşarjları ile sağlık ve çevre problemlerinde önemli bir artış meydana gelmiştir. Bu problemin farkında olan BUSKİ, Dünya Bankası'ndan aldığı kredinin 55,5 milyon $'ını toplam 118 milyon $'lık pissu arıtma, pissu kollektörleri, yağmur suyu kollektörleri ve mevcut şebekenin rehabilitasyonu için kullanacaktır.

Proje Çalışmaları: Şu anda atıksu arıtma tesisleri inşaatına ek olarak yağmur suyu kollektörleri ile ilgili 2 ayrı sözleşme, pissu kollektörleri (K1 ve K2) ve pompa istasyonu ile ilgili 1 sözleşme ve şebeke rehabilitasyonu ile ilgili 2 sözleşme proje kapsamında yürütülmektedir. Bu güne kadar yapılanlar aşağıda gösterilmiştir.

1994 1995 1996 1997(hedeflenen)
Şebeke 108,6 km 132,7 km 72,7 km 290,0 km
Pissu Ana Kollektörü 1,4 km 60,0 km
Yağmur Suyu Ana Kollektörü 6,1 km 25,0 km
 

Ayrıca Bursa'nın tüm kanalizasyon sisteminin projeleri yaptırılmakta ve uygun yerlerde sistem, birleşik sistemden ayrık sisteme dönüştürülmektedir.

Toplam 118 milyon $'lık kanalizasyon inşaatı kısmı için bugüne kadar 14.5 milyon $ harcanmıştır (% 12).  

ARITMA TESİSLERİ VE YER ÜSTÜ SULARIN KORUNMASI

Bursa şehrimiz Türkiye'nin turistik, sanayii, tarımsal ve de doğa güzellikleri ile ünlü bir ilidir. Bu açıdan yeşili ile gurur duyduğumuz şehrimizin sınırları içerisinde doğan Nilüfer Çayı yine Büyükşehir Belediyesi alanları içerisinde kurulmuş bulunan, boyahane, tabakhane, gıda sektörü ve metal sektöründe faaliyet gösteren çok sayıda fabrika ve imalathane tarafından kirletilmektedir. Bu durum ekolojik dengeyi bozup halk sağlığını olumsuz yönde etkilemektedir.

BUSKİ tarafından 3.8.1993 tarihinde Bursa şehrinin kanalizasyon atıksularının temizlenmesi için 2020 hedef yılı alınarak Özlüce ve Demirtaş bölgelerinde iki adet Atıksu Arıtma Tesisi inşaat ihalesi yapılmış olup; Ataç Hikmet Ataman ve Ortakları İnş. Tic ve San. A.Ş. ile 107.034.605.804 TL + 300.000 USD + 1.491.566 DM + 652.582 GBP ( 130.788.733.458 TL) üzerinden sözleşme imzalanmıştır.

1 Mayıs 1997 tarihi itibarıyla Bursa Atıksu Arıtma Tesislerinin % 86'sı tamamlanmıştır. Bu tarihe kadar toplam 433.493.584.024 TL + 1.528.244 DM + 569.505 GBP ödenmiştir.

Tesisler 1997 yılı içerisinde işletmeye açılacaktır. Bu arıtmaların tamamlanmasıyla Bursa şehrinin genelinde toplanan atık sular arıtılarak Nilüfer Çayı'na deşarj edilecektir.

Nilüfer Çayı'nın diğer önemli kirleticileri olan sanayii tesisleri ve imalathaneler henüz çevre koruma bilincini yakalayamamışlardır. Ancak tüm fabrikaları aynı değerlendirme içine almak doğru değildir. Bursa şehrinin önemli sanayii kuruluşlarını bünyesinde bulunduran Pilot Organize Sanayii Bölgesi yapılan uyarıları dikkate alarak atıksu arıtma tesisi yapım ihalesini tamamlamış ve tesisi 1997 yılı sonlarında hizmete alacaktır. Bu sayede Organize Sanayii Bölgesi içinde hizmet veren pekçok sayıda işletme bu arıtma tesisinden yararlanacaktır. Bu örnek davranışın diğer kurulmuş olan Demirtaş Organize Sanayii Bölgesi tarafından da dikkate alınmasını arzu etmekteyiz.

Yapılan incelemeler sırasında Pilot Organize Sanayii Bölgesi dışında faaliyet gösteren yaklaşık 70 civarı boyahane ile çok sayıdaki metal ve gıda sanayiilerinden çok azının arıtma tesisi kurmuş olduğu görülmüştür.

Bu aşamada Büyükşehir Belediyesi yerleşim ve tarım alanlarında faaliyet gösteren pek çok sayıdaki işletmeleri ortak bir alana taşınmalarını sağlamak için çalışmalarını sürdürmektedir. Bu konuda öncelik tabakhanelere verilmiş olup, bunlara İkizce ve Badırga arasında yer gösterilmiştir. Şu anda da boyahaneler için aynı çalışma sürdürülmektedir. Bu planlı bölgelerde çalışan firmaların arıtma problemleri ortak olarak çözüleceğinden işletmelere ekonomik maliyetler doğuracaktır.

Yapılan Bursa Atıksu Arıtma Tesisleri evsel nitelikli atık sular için dizayn edildiğinden, BUSKİ tarafından hazırlanacak " Atıksu Deşarj Yönetmeliği" ile sanayii kuruluşlarının atıksuları kontrol altına alınacaktır. Bu yönetmelikle belirlenecek deşarj parametrelerini sağlayamayan işletmelerden ön arıtmadan sonra deşarj şartı istenecektir.

İkinci aşamada yapılacak aktif çamur metodu ile biyolojik arıtma tesislerinin projeleri yapılan ilk kademe anaerobik arıtma tesislerinin işletilmesi sırasında ölçülen atıksu parametrelerine göre yapılacaktır. Bu sebepten mümkün olduğunca atıksu deşarj standartlarına uymayan işletmelerin atıksuları direkt olarak kanalizasyona alınmamalıdır.

İkinci kademe aktif çamur yöntemi ile biyolojik arıtma tesislerinin projelendirme ve inşaat ihalesi, 1988 yılı içinde yapılacak olup, harcanacak paranın % 47'si Dünya Bankası kredisinden karşılanacaktır.  

 

NİLÜFER ÇAYI VE AYVALI DERESİNDEKİ AĞIR METAL KİRLİLİĞİ

Cumhur AYDINALP

Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bölümü

Yöremizdeki hızlı nüfus artışı ve sanayiileşme çevre kirliliğine neden olmaktadır. Kentsel ve sanayii kökenli atıkların yöremizde bulunan Nilüfer Çayı ve Ayvalı Dere'sine boşaltılması sonucu, bu kaynaklarda ciddi bir kirlenme meydana gelmiştir. Bu araştırma kapsamında, su kaynaklarının kirlenmeye başladığı yerden 8.7.1995 tarihinde su örnekleri alınmıştır. Nilüfer Çayı'nın akış istikameti boyunca altı noktadan alınan su örneklerinde Ph değerinin 7,04 den 6,62 ye düştüğü ve içerisindeki gümüş, arsenik, kalsiyum, kadmiyum, krom, bakır, demir, cıva, magnezyum, manganez, nikel, kurşun, uranyum ve çinko bir artışın meydana geldiği tespit edilmiştir.

Ayvalı Deresi'nden alınan bir adet su örneğinde ise Ph'nın 7,16 olduğu ve içerisinde kalsiyum, kadmiyum, krom, demir, magnezyum, manganez, nikel, kurşun, uranyum ve çinko olduğu belirlenmiştir. Nilüfer Çayı'nda mevcut olan gümüş, arsenik, bakır ve civa burada bulunamamıştır.

Elde edilen bu bulgular, yöremizdeki bu su kaynaklarının ciddi bir şekilde kentsel ve sanayii kökenli atıklarla kirletildiğini göstermiştir. Ayrıca bu su kaynaklarının, tarımsal faaliyetlerde kullanılmasdan dolayı çevre için tehlike arz eden bu elementlerin besin zincirine girmesi, uzun vadede sağlık problemlerinin ortaya çıkmasına neden olabilir.  

önceki sayfa

sonraki sayfa